TİCARİ VE SİYASİ BİR ARAÇ OLARAK OFSET ANLAŞMALARI
- Orhan Albayrak
- 9 Ağu
- 2 dakikada okunur
Ofset anlaşmaları, özellikle savunma sanayii başta olmak üzere yüksek meblağlı kamu veya özel sektör alımlarında, satın alan ülkenin yerli sanayisini geliştirmeyi, teknoloji transferi sağlamayı ve ekonomik kalkınmayı teşvik etmeyi amaçlayan bir araç olarak öne çıkmaktadır. Günümüzde pek çok ülke, gerçekleştirmiş olduğu yüksek düzeyli satın almalarda ofset anlaşmaları yaparak kabiliyet ve know-how kazanmayı hedeflemektedir. Satın alınan ürünün niteliğine bağlı olarak üretim, tasarım veya teknoloji transferi içeren iş paketleriyle ödenen meblağlar ekonomiye geri kazandırılmakta ve ileriye dönük potansiyel yerli projeler için alan açılmaktadır. Ancak ofset anlaşmaları yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda önemli bir ticari ve siyasi kaldıraç olarak da öne çıkmaktadır.
Ticari açıdan ele alındığında, ofset uygulamaları, satın alma işlemini gerçekleştiren ülkelerin yerli sanayiini koruma ve geliştirme stratejilerinin bir parçasıdır. Özellikle gelişmekte olan ülkeler, yüksek teknoloji içeren ürünleri ithal ederken bu teknolojiye erişimini kolaylaştırmak amacıyla ofset şartlarını müzakere ederler. Bu kapsamda, doğrudan ofset (doğrudan alımla ilgili üretim, teknoloji transferi gibi) ve dolaylı ofset (sanayi iş birlikleri, üçüncü ülke ihracat taahhütleri gibi) modelleri kullanılmaktadır. Pek çok ülke, satın alma sürecini gerçekleştirmiş olduğu ülkeden ofset talep ederek ülke ekonomisine katkı sağlamakta ve potansiyel bir tedarik zinciri ağı oluşturmaktadır.
Alternatif ofset programlarıyla yerli firmalar, küresel tedarik zincirine entegre olma ve ihracat kapasitelerini artırma imkanı bulmaktadır. Bu, uzun vadede ekonomik büyümeyi desteklerken, aynı zamanda yerel iş gücünün niteliğini artırır ve istihdam yaratır. Ayrıca, ofset anlaşmaları yerli firmaların büyük uluslararası tedarik zincirlerine entegrasyonunun yanı sıra sektörel bazda rekabet gücünü artırır. Ülkemiz, özellikle havacılık sektöründeki ofset anlaşmaları sayesinde A400M nakliye uçağının tasarımı & üretimi ve F16 uçaklarının yerli tesislerimizde montaj çalışmalarının yürütülmesini sağlamıştır. Nitekim dünya üzerindeki birçok ülke, yaptığı yüklü satın alımlarla birlikte satın alınan ürünlerin final montajının yapılması, fabrika açılması veya üretim opsiyonlarının sunulması gibi ticari fırsatlar kazanmıştır.
Ofset anlaşmaları, ülkeler arasında siyasi ilişkilerin bir parçası haline de gelebilmektedir. Yüksek hacimli savunma alımları, stratejik ittifakları pekiştiren ve siyasi yakınlaşmayı destekleyen bir zemin oluşturabilmektedir. Ofset koşulları, sadece ekonomik değil, diplomatik ilişkilerin şekillenmesinde de etkili olabilir. Örneğin, bazı ülkeler teknoloji transferi veya ortak üretim gibi kalemleri, daha yakın stratejik iş birliklerinin bir göstergesi olarak değerlendirmektedir.
Günümüzde, Türkiye-Azerbaycan veya Çin – Pakistan gibi ülkeler arasındaki ofset anlaşmaları ve ortak üretim faaliyetleri ofset programlarının siyasi yönünü açık bir şekilde yansıtmaktadır. Ortak siyasi temelde buluşan ülkeler, birbirine kabiliyet kazandırarak ortak çıkarları için bir araya gelmekte ve ofset programlarıyla savunma kapasitelerini artırmaktadır. Ayrıca, ofset uygulamaları zaman zaman uluslararası ilişkilerde pazarlık aracı olarak da kullanılır. Alım yapan ülke, yerli sanayiini geliştirme karşılığında belirli siyasi tavizler verebilir veya tedarikçi ülkeye başka alanlarda pazar erişimi sunabilir. Bu yönüyle ofset, yalnızca bir ticaret aracı değil, aynı zamanda jeopolitik bir enstrümandır.
Ofset uygulamaları, yalnızca bir satın alma şartı değil, çok katmanlı bir stratejik araçtır. Ticari açıdan yerli sanayiye rekabetçilik kazandıran, siyasi açıdan ise uluslararası ilişkilerde güç dengelerini etkileyen bir rol üstlenir. Bu nedenle, ofset anlaşmalarının hazırlanması, müzakere edilmesi ve uygulanması süreci büyük dikkat ve stratejik öngörü gerektirmektedir.







Yorumlar